Risale Ajans
A- A A+

Hasan Akar'ın Cübbeli Ahmet Hocayı Ziyareti

Geçtiğimiz Ramazan ayında Cübbeli Ahmet hoca diye tanınan Ahmet Mahmut Ünlü hoca efendiyi ziyaret eden Risale-i Nur talebelerinden Hasan Akar’a bu ziyaretin nedeni ne idi, hangi konularda konuşmalarınız oldu. Bize aktarabilir misiniz dedik. Risale Ajans olarak kendisinden aldığımız bilgileri sizlerinde bilgisine sunuyoruz.
 
Hasan Akar, cübbeli Ahmet hocayı Adem Uyumaz ve Ümraniye’den Hafız Ahmet Hoca ile beraber ziyaret ettiklerini, ziyaretin Bakırköy savcılığı müsaadesiyle metris cezaevinde bir saatlik bir görüşme çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti.
 
Hasan Akar sözlerine şöyle devam etti ; Ziyaretimiz cübbeli Ahmet hoca efendiyi çok memnun etti. Hem bir musibete maruz kalan kardeşimizi ziyaret etmek, hem de Risale-i Nurdan öğrendiğimiz birkaç hakikati kendisine ifade etmek lazım olduğunu düşündüğümden bu ziyareti gerçekleştirdiğimi kendisine ifade ettim.
 
Kendisine Ahmet Mahmut Ünlüyü değil Cübbeli Ahmet hoca efendiyi ziyaret etmeğe geldiğimizi ifade ettim. “Taşımış olduğun sıfat İslami bir sıfat her Müslüman’ı alakadar ediyor” dedim. Bir Müslüman İslam’a zarar veya fayda verecek her şey ile alakadar olmak zorundadır. İslam’a zarar veren şeyleri defetmek veya mani olmak İslam’a fayda verecek şeyleri desteklemek Müslüman’ın vazifeleri arasındadır. Dedim ( Bu sözlerime çok memnun oldu )
 
Kendisine bir Müslüman kardeşi olarak, bulunmuş olduğu durumu analiz etmesi açısından üç madde beyan ettim. Şayet bu maddelere uygun hareket ederse hem kendisi zarar etmez, hem İslamiyet zarar görmez, hem kendisine muhabbet eden ihvanlarına istikametli bir yol göstermiş olur.
 
Birincisi; Başına gelen bu hadiseleri Said Nursi hazretlerinin şu ifadeleri ile değerlendirmesi gerektiğini ifade ettim.
 
“Kader-i İlahidir. Beşer (insan ) zahiri esbaba ( sebeplere ) bakar, bazen yanlış eder, zulmeder. Fakat kader başka noktalara bakar, adalet eder
Kader, hakiki illetlere bakar, adalet eder. İnsanlar zahiri gördükleri illetlere, hükümlerini bina eder; kaderin aynı adaletinde zulme düşerler. 
 
Mesela: Hakim seni sirkatle ( hırsızlıkla ) mahkum edip hapsetti. Halbuki sen sarık ( hırsız ) değilsin. Fakat kimse bilmez gizli bir katlin ( cinayetin ) var. 
 
İşte kader-i İlahi dahi seni o hapisle mahkum etmiş. Fakat kader, o gizli katlin ( cinayetin ) için mahkum edip adalet etmiş. Hakim ise, sen ondan masum olduğun sirkate ( hırsızlığa ) binaen mahkum ettiği için zulmetmiştir. 
 
İşte şey-i vahidde iki cihetle kader ve icad-ı İlahinin adaleti ve insan kesbinin zulmü göründüğü gibi, başka şeyleri buna kıyas et.” Said Nursi
 
---
 
Kendisine Sordum; “Kardeşim İslamiyet’e yapmış oldukları yayınlarla bilerek veya bilmeyerek ciddi zararlar veren bir televizyon kanalı seni oraya çıkararak İslam’a hizmet etmeyi düşünür mü?”
 
Fitnelerin zirvede olduğu bir zamanda İslam’ın aleyhinde fitnenin başını çeken böyle televizyon kanallarında böyle gayri ciddi kişilerle beraber bulunmak Müslümanların cihat ruhuna zarar verir, zedeler.
 
MÜSLÜMANLARIN CİHAT RUHUNA NASIL ZARAR VERİYOR? dedi. 
 
Seni takip eden ve muhabbet besleyen ihvanların onlara nazarı muhabbetle bakar. İslama yaptıkları zararları görmesini engeller ve mücadele ruhuna zarar verir. Düşmanını dost zannetmeye başlar.
 
“Evet, iç alemimizdeki anlayışımız farklıdır fiildeki icraatımız farklıdır. Onlara bir hakikati anlatmak adına müspet sahalarda tebliği esas alırız. Ama onların arzuladıkları ve istedikleri ve kendi kurdukları sahalarda bu tebliğin olmayacağı bedihi ki neticesi de budur. Bu tür yerlerle münasebet kurduktan sonra sana bu tür şeylerin gelmesi gösteriyor ki bu sahalardan uzak durmak lazım” dedim.
 
Kardeşim dedim, yeri gelmişken söyleyeyim. Bu ramazanda tam beş televizyon kanalı üçü ciddi büyük davet ettiler gel program yap diye ama gitmedim.
 
Bana sordu ;  “NİYE GİTMEDİN FAYDALI OLMAZ MIYDI?”
 
Dedim gerçi faydalı olurdu. Mutlak zarar olmazdı ama zararı ile faydasını mukayese ettiğimde zararı fazla olurdu. Çünkü Şadi Şirazi diyor ki “Sokakta çamur çok olursa ayının bile ayağı kayar”
 
Dedim ona senin başına gelen bu işin doğru ve yanlışına bakmıyorum. 
Ama sen aleminde şöyle düşüneceksin ; “Bu hapishane hayatında kaderi ilahinin yani Allah canibinden kudretin azameti altından kaderi ilahinin izini özünü yüzünü müşahede edip acaba bu olaylar bana ne diyor Allah bu olaylarla beni nereye sevk ediyor.” Diye tefekkür etmen gerekiyor.
 
Ve hapishane hayatında da iki ölçün olsun ki hapishane hayatın medrese-i yusufiye olsun. Dedim; Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Nokta-i istinad ve Nokta-i istimdat’ı ders veriyor. 
 
Oda “NE DEMEK BUNLAR DEDİ.”
 
Yani böyle hadiselerde Allaha istinad etmek nokta-i istinad 
Yani Allah canibinden kudretin azameti altından kaderi ilahinin izini, özünü, yüzünü müşahede edip rububiyeti ilahiyeden ileri bir rububiyet, rahmeti ilahiyeden daha ileri bir rahmet, adalet-i ilahiyeden daha ileri bir adalet ve hikmeti ilahiyeden daha ileri bir hikmet olamayacağını aleminde tefekkür ettikten sonra nokta-i istimdat yani fıtratımızın imdat diye bağırdığı istediği beka alemine göre bu olayı değerlendirmen lazım dedim.
 
Yani belki bu hatalar ve olaylar vesilesiyle iç alemimizde geçmişimizde kusurlarımız vardı hatalarımız vardı ama hiç insanoğlu bunu bilmiyordu. Kader i ilahi  bizim gizli kusurlarımıza bakarak bu zalim beşerin eliyle bizi bununla tokatladı ve kefaret-ü zünub yapıyor diye bakmalı, yani nokta-i istimdat yani ahretsiz bu olayı düşünmemen gerekiyor dedim.
 
İkincisi; “Seni ziyaret eden seninle alakalı ve sana muhabbeti olan senin cemaatine ihvanlarına nokta-i nazar vermen gerekiyor. Bu olayı bahane edip bir sürü sebep arayan fırsat kollayan fitne fesatçılara fitnelerine fırsat vermemek adına ihvanlara böyle bir düşman hedef göstermemek lazım, sizin cemaatinize bağlı size çok muhabbeti olan bazı kişilerin ağzında ve sosyal medyada Fethullah Gülen Hoca efendiye karşı çok olumsuz ve bir Müslüman’a yakışmayacak sözler duydum” dedim.
 
“KESİNLİKLE YOK ÖYLE BİR ŞEY BEN BU KONUDA ÇOK İKAZ EDİYORUM. FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ HAKKINDA KESİNLİKLE OLUMSUZ BİR İFADEM VE DÜŞÜNCEM YOKTUR VE İZİNDE VERMEM BEN BU KONUYU LALEGÜL FM’DE VE ARİFAN DERGİSİNDEDE SÖYLEDİM” dedi.
 
Bende “hocam demek ki yeterli olmuyor ikazlarınız şu anda İsmailağa cemaatine mensup olduğunu ifade eden kişilerin ağızlarında ve sosyal medyada başınıza gelen bu olayı Fethullah Gülen hoca efendi cemaati tezgahladı diye yazılıyor çiziliyor. Sizin bu konuyu daha yüksek sesle ve keskin çizgilerle yanlış anlaşılmalara ve yorumlamalara meydan vermeyecek şekilde ifade etmeniz gerekmektedir.” Dedim.
 
Üçüncüsü: Cemaatler arasında yapıcı duruş sergilemek, yani cemaatler arasında sıkıntıya vesile olmamak. Zaten yeterince sıkıntı çok birde bizim gibi insanların fitnecilere malzeme vermemesi lazım. Sizi seven insanlar olayları nasıl değerlendireceğini bilemezse size ve davanıza fayda vereceğim derken zarar verir. Çok hassas dönemlerden geçiyoruz çok dikkatli konuşmamız gerekmektedir.
 
Said Nursi hazretlerinin şu ikazı çok manidardır. “Bu zaman kadar, hiç bir zaman, din alimlerinin ittifakına ve münakaşa etmemesine muhtaç olmamış.“ 
 
Said Nursi hazretlerinin ifade ettiği bu düsturu rehber yapmak : “Senin üzerine haktır ki: Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti halis olmayan bir adam, nasihatı bazan damara dokundurur, aks-ül amel yapar.”
 
Elimizdeki bilgi yanlış kullanılırsa fayda yerine zarar verir.
 
Bediüzzaman hazretlerinin 14 cilt kitabı var. Bu eserlerin içerisinde MUHAKEMAT isimli bir kitabı var. Adeta 13 kitabı içinde cem etmiş bir kitap. 
 
“İÇİNDE NE VAR NE ANLATIYOR ” dedi.
 
Dedim; “Bu muhakemat eserini okursak bir elimize metre bir elimize de kantar koyuyor. 
 
Yani içimizde olanı tartmadıkça ölçmedikçe söyleme ve yapma dersini veriyor. Yani insanın haddini ve hududunu belirliyor. Eğer bir elinde metre bir elinde kantar yoksa senin elindeki ilim hem kendine hem bulunduğun cemaate ve diğer Müslümanlara zarar olur. Hatta zararı mutlak olur. İşte bu çok önemli imam-ı gazali hazretleri diyor ki “İnsan çok ilimlere sahip olur. Ama ilmi siyaseti bilmezse kürsüye çıkartılmaz.”
 
İLMİ SİYASET NEDİR? Diye sordu
 
“İlmi siyaset, bir konuyu bir kişiye ne zaman, nasıl, hangi makam ve maksad ve uslubla ifade edeceğimizi bilme ilmidir.” Dedim.
 
Bu ilmi de Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Özellikle Emirdağ ve Kastamonu lahikalarında talebelerine ders vermiştir.
 
Benim cübbeli Ahmet kardeşim insaflı ve müdakkik bir alim olduğu için, bu anlattığımız konuları kabul edip takdir etti. 
 
“BEN BUNDAN DOLAYI BİR ŞEFKAT TOKATI YEDİM, BANADA DUA EDİN KARDEŞİM” dedi.
 
Kendisine Risale-i Nurdaki hapishane mektupları, gençlik rehberi Arapça işarat-ül icaz ve mesnev-i Nuriye hediye ettik. Konuşulacak ve anlatılacak çok konu olmasına rağmen şartların müsaadesizliği ve zamanın bitmesi ile ayrılık vakti geldi.
 
Kendisi “İNŞAALLAH BENDE HAPİSTEN ÇIKTIĞIM ZAMAN SİZİ ZİYARET EDECEĞİM DEDİ. NEREDE İKAMET EDİYORSUNUZ “dedi.
 
Bende Zeytinburnun’da bir Nur Dershanemiz olduğunu kendisini orada ağırlamaktan çok memnun olacağımızı kendisine ifade ettik.Sonra kendisini Allah’a emanet ettikten sonra yanından ayrıldık Allah yardımcısı olsun. Amin…
 
Görüşmemizin özeti bu şekilde ve bu konular üzerinde gerçekleşmiştir. Hatırlayabildiğim kısımlar bu kadar.
 
Hasan Akar Cübbeli Ahmet Hocanın Said Nursi hazretlerini rüyasında gördüğünü kendisine  ifade ettiğini belirtti. Ama vaktimiz çok olmadığından dinleme imkanına sahip olamadık. diyerek sözlerine son verdi.

Haber - Abdulsamet Tomris 
Tarih : 05.09.2012 Kaynak : Risale Ajans
YORUM YAZIN Küfür, hakaret, kişi veya kurumları rencide edici yorumlar onaylanmamaktadır.
KALAN:
Toplam 99 yorum
Faysal Hafi :
"ilmi siyaset nedir? diye sordu" inandırıcılığını kaybettirdi.
İsa Akgoz :
Çok hoş olmuş tebrikler
Yusuf Alper :
Allah razı olsun
Misafir :
Entrasan
Hakan Ark :
Demek ki oluyormuş farklı cemaatler birbirleriyle görüşebiliyormuş! buna öncülük yapan hasan abiyi yürekten kucaklıyorum.işte olay budur ! özlenen tablo! fitneciler çok rahatsız omuşlardır şimdi bu ziyaretten çatlasınlar kahrolsunlar :)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 
  • Nisan Yağmuru
  • İyi ki Telefonu Açmadın!
  • Legoların, Tevhid Çığlıkları!...
  • Zalimler İçin Yaşasın Cehennem
  • Müslümanların Putu
  • Hacı Dede
  • Amazonlardan Pasifike Sırlı Bir Yolculuğum
  • Oy İçin Mes'ul Olma! Müsterih Ol
  • Çanakkale Mirası
  • Mehmed'e Mektub
  • Asıl Nedir? Tahrip Nedir?
  • Dikkat Dikkat
  • Kendi Kalbine Ameliyat Yapan Adam
  • Sosyal Hayatımız Nasıl Düzelecek?
  • İman ve Muhabbet Fedailerinin Gündemle ilgili Rotası
  • Namaz Kılmaman Senin Huzura Kabul Edilmemendir
  • Dosdoğru Ol
  • Bu Zamanda Cihad ve İnternet
  • Böyle dua mı olur?
  • Dindar Bir Gençlik Geliyor!

Hoksa - Küçük Sözler